PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Köşe yazisi ödül töreni...



Ramazan Serdar
20 01 2013, 12:57
Arkadaşlar Merhaba,

17 Ocak 2013 Perşembe günü Balıkesir Otel Basri’de düzenlenen,

Balıkesir Belediye Başkanı İsmail Ok,

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay,

Avrupa Fair Play Birliği 2. Başkanı Posta Gazetesi Yazarı Erdoğan Arıpınar

Ve…

Milliyet Gazetesi Spor Yazarı Atilla Gökçe'nin katıldığı bir törenle 'EkremBalıbek En İyi Köşe Yazısı Ödülü' aldım.

Ödül 3.000 TL di ama benim için manevi yönü çok daha fazlaydı…

Ödül töreninden bazı kareleri sizlerle paylaşmak istedim…



İşte Ödül alan yazım...


“OPERATÖRE BAĞLANMAK İÇİN…”

Her hangi bir kuruma telefon ettiğinizde hemen hepsinde bir bant kaydı çıkar ve bizden bir dizi tuşlama yapmamızı ister.
“Dâhili numarayı biliyorsanız tuşlayın, bilmiyorsanız yazı işleri için 1’e, muhasebe için 2’ye…”
Bankayı ararsınız: “Kayıp çalıntı kart bildiriminiz için 1’i, kredi kartı işlemleriniz için 2’yi, şifre işlemleriniz için 3’ü tuşlayınız…”
Telefon şirketinizi ararsınız: “Yeni bir hat almak istiyorsanız 1’i, tarife ve kampanya bilgilerimizi öğrenmek için 2’yi, cihaz kampanyalarımız için 3’ü tuşlayınız…”
Ama yine hepsinde son bir seçenek daha vardır: “Operatöre bağlanmak için lütfen bekleyiniz…”
Ben her zaman beklerim.
Bize söylemeye çalıştıkları; ”Sizinle ilgilenecek vaktimiz yok, kendi işinizi kendiniz görün” mesajını kulak arkası ederim.
Çünkü makineyle değil bir “insanla” muhatap olmayı isterim.

Teknoloji bizi insanlardan ve insani duygulardan hızla uzaklaştırıyor. Teknoloji geliştikçe “insanlık” biraz daha geriye gidiyor.

Burada hepimizin diline doladığı "teknolojinin hızına yetişilmiyor" durumu var.
Mesele teknolojinin hızına yetişememek değil; tam aksine, mesele; teknolojinin üzerimize bindirdiği yüklerle bizim daha ağır hale gelmemiz.
Teknoloji hızlanıyor ama biz de aynı oranda ağırlaşıyoruz.
Yeni programları, yeni sistemleri öğrenmekle her gün biraz daha beyin kapasitemize yükleniyoruz.
Sonra da teknolojinin birçok alanda hayatımızı kolaylaştırdığını söylüyoruz.
İyi güzel de, zaten o birçok şeyi yapmak zorunda değildik ki…
Bu kadar çok şifre ezberlemek zorunda değildik mesela…
Çocuklarımız oyun oynamak için bilgisayarlarına programlar yüklemekle uğraşmıyor, sadece sokağa çıkmaları yeterli oluyordu…
Cep telefonsuz da yaşayabiliyorduk değil mi?
Oysa şimdi, daha önce “yapmadığımız” şeylerin kolaylaştığını söylüyoruz…

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmadı, hızlandırdı…
Artık her şey daha hızlı…
Bir “hız” yarışına döndü hayatımız.
Baksanıza, bilim insanları küresel ısınmaya bağlı olarak Dünya’nın dönme hızının arttığını söylüyorlar.
Dünyamız(!) bile daha hızlı dönerken siz hele bir yavaşlayın…
Büyük balık küçük balığı yutmuyor artık.
Bu düzen bitti. Şimdi, hızlı balığın yavaş balığı yok ettiği yeni bir düzene geçtik.
Hızlı olmayanların yaşama şansı olmadığı bir düzen…
Daha hızlı koşmaktan başka bir çareniz yok.
En küçük bir yavaşlamada arkanızdan gelenler size öyle bir omuz atar ki bir daha yerden kalkamazsınız. Düştüğünüz yerden sizi kaldırmak yerine, üzerinize basıp, ezip geçerler.
Ya koşamayanlar?
Bu hıza ayak uyduramayanlar için hayat çok daha zor artık.
“El emeği” ile geçinenler, teknolojinin hızına ilk yenik düşenler oldu.
Hatırlıyorum da sanayi bölgemizde nalbantçılar, kalaycılar, semerciler, demirciler, çanak çömlekçiler gibi birçok el işçisi vardı ve hayatımızdan sessizce silinip gittiler kültürel özelliklerimizle birlikte…
Yaşamaya çalışan bir ayakkabı tamircisi kaldı, bir terzi, bir de sandalyeci…

Demem o ki…
Siz siz olun bir bant kaydı duyduğunuzda benim gibi operatörü beklemeyin.
Çünkü ya bu hıza ayak uydurursunuz, ya da kendi başınıza kalırsınız…

drozia
20 01 2013, 13:06
Tebrik ediyorum. Başarılarınızın devamını dilerim:)

Ramazan Serdar
20 01 2013, 13:29
Çok teşekkürler...

SELÇUK
21 01 2013, 18:33
tebrikler.
yazıyı da paylaşsaydınız keşke

Ramazan Serdar
21 01 2013, 23:09
Teşekkürler Selçuk kardeşim.

suayb_a
22 01 2013, 09:24
ramazan abi maşallah başarılarınızın devamını bekliyoruz inşallah

Ramazan Serdar
22 01 2013, 14:31
Çok teşekkürler Şuayip kardeşim..İnşallah cümlemize...